Paris Komünü: İşçi sınıfının ilk iktidarı

Deniz Uztopal   1870 Fransa-Prusya savaşı gerici bir hanedan savaşı olarak patlar ve kısa bir süre içinde Fransa’nın orduları askeri yenilgiler alır. Bunların ilk haberlerinin ulaşmasıyla birlikte 7 ve 9 Ağustos’ta Paris, Lyon, Marsilya, Toulouse gibi büyük şehirlerde kitlesel gösteriler gerçekleşir. Paris’te ise 2 Eylül’de Napolyon’un Sedan’da aldığı yenilginin bilgisi ulaştığında emekçi kitleler 4 Eylül’de Meclisi basar ve İmparatorluk yıkılarak […]

Üretken ve üretken olmayan emek: Tarihsel bir özet

Arif Koşar   GİRİŞ Toplumsal zenginliğin kaynakları ve artışı modern ekonomi politiğin doğuşundan itibaren en temel ilgi alanlarından birisi olmuştur. Değer, artı-değer, kâr ya da rantın kaynağı; hangi tür çalışma ile yeni bir değer yaratılabileceği; hangi sınıfların ekonomik olarak üretken olup olmadığı gibi konular tartışılmıştır. Literatürde bu tartışma, en azından merkantilistlerin artı-değeri dış ticaret fazlası ile açıklamalarından sonra üretken ve […]

Nietzsche’ye dair Marksist bir eleştirinin yönleri

Hans Heinz Holz[1] Almancadan Çeviren: Ahmet Cengiz   I. İki de bir karışıklığa yol açmak konusunda Nietzsche gibisi yok. Nitekim bugün Marksistler arasında Nietzsche’den yana mı yoksa ona karşı mı tutum alınması gerektiği şeklinde bir tartışma sürdürülüyorsa, bu, bir karışıklıktan başka bir şey değildir. Nietzsche’nin dünya görüşünün tarihsel materyalizmle herhangi bir alakasının bulunmadığını belirtmek gerekir. Şu veya bu kısmi yönleri […]

Teknolojist teori(ler) toplumsal gerçekliğin neresinde? Teknolojistlerle tartışma-1

Yusuf Akdağ   Teori ve Eylem’in bir önceki sayısında, günümüz emperyalizminin başlıca özellikleri ve anti emperyalist mücadele sorununu irdeleyen makaleler yayımlandı. Okurlar, bu makalelerde, “emperyalizmin 21. yüzyılda nitelik değişikliğine uğradığını” ileri süren teori ve tezlerin yanlışlığının gösterilmeye çalışıldığını ve günümüzde emperyalizme karşı mücadelenin önemi üzerinde durulduğunu görmüşlerdir. Bu makale, bir devamı da içermek üzere kapitalizmin ve kapitalist emperyalizmin Marksist-Leninist analizine […]

Emperyalizm: Sermaye ihracı, uluslararasılaşma ve dünyanın paylaşılması

Mustafa Yalçıner   Sermaye ihracını emperyalizmin tanımlayıcı özellikleri arasında sayan Lenin, “Sermayenin ihraç zorunluluğu, kapitalizmin birkaç ülkede fazla-olgunlaşmış olması olgusundan ve (tarımın geri kalmış olması ve yığınların yoksulluğu nedeniyle) sermayenin ‘kârlı’ yatırım alanı bulamaması olgusundan ileri gelir”[1] der. Lenin’in 20. yy başındaki rakamlarını aktardığı belli başlı gelişmiş kapitalist emperyalist ülkelerin sermaye ihraç eğilimi ve ihraç ettikleri sermayenin miktarı, günümüzde olağanüstü […]

Tekelci kapitalizmin kadın düşmanı teslisi: Baba-oğul-organize suçlu

Fulya Alikoç   Bugün internette arama motoruna “Sedat Peker” yazan kullanıcının karşısına şu bilgi çıkıyor: “Meslek: İş insanı; mafya lideri.” Tekelci kapitalizm, mafya lideri olmayı bir meslek meşruluğunda sunmaktan çekinmiyor. Şüphesiz ki bu meşruluğunu aynı zamanda iş insanı olmaktan, yani belirli bir ticari ya da sınai faaliyette bulunmaktan alıyor. Üstelik asgari düzeyde bir toplumsal cinsiyet eğitimi tamamlanmış olmalı ki “iş […]

Gidişata yönelik kısa bir not

Ahmet Cengiz   Muhtemeldir ki, yangın faciasının yaşandığı günlerde kaleme alınan bu satırlar okunduğunda ülke gündemi bambaşka bir olay veya olaylarla çalkalanıyordur. Bu olağanlaşmış olağanüstülük, Türkiye’nin politik bakımdan bir süreden beri içinde bulunduğu‚ fırtınalı okyanusta yönünü tutturamama sürecinin alametifarikası olarak artık kanıksanmış bile sayılabilir. O nedenle bu kısa yazıda, malum olan güncel olayları tek tek ele almak yerine, dikkatleri vuku […]

Münih işçi-asker-köylü konseyler cumhuriyeti

Serdar Derventli   Son Alman İmparatoru II. Wilhelm için sosyal demokratlar (SPD), “vatansız kalfalar”dı (“vaterlandslosen Gesellen”). Wilhelm’in sosyalistleri aşağılamak için kullandığı bu sözünün ardında Komünist Manifesto’da yer alan “İşçilerin vatanı yoktur” sözü yatmaktaydı. Sosyal demokrat SPD’nin önemli bir kanadı, partinin kurulduğu günden beri sürekli “daha iyi vatansever” olduklarını kanıtlama çabası içindeydi. Birinci emperyalist paylaşım savaşının (1914-1918) arifesi bunun için iyi […]

Pandeminin gölgesinde aşı ve patent tartışmaları

Duygu Günola   Çok değil bir-iki yıl öncesine kadar aşı karşıtlarının ileri sürdükleri argümanlar üzerinden yaşanan birçok tartışma yoğunluğunu kaybetmiş görünüyor.  Bugün aşıların koruyuculuğunun ne kadar önemli olduğunu ve tüm toplumu kapsamadığı sürece pandemiyi bitirmenin, dalgaları aşağı indirmenin mümkün olmadığını görüyoruz. En azından dünyadaki aşılama rakamları, aşılamasının büyük çoğunluğunu tamamlayan büyük-küçük gelişmiş kapitalist ülkelerin ilksel verileri bunu gösteriyor.  Pandemi başında […]

Kapitalistler kapitalizmi neden ve nasıl tartışıyor?

Aydın Çubukçu “İyi bir krizin boşa gitmesine asla izin vermeyin!”[1]   Salgının dünya çapında yarattığı çok yönlü yıkım, halk yığınları arasında bunun sorumlusunun kim ya da ne olduğu sorusunun yaygın biçimde tartışılmasına yol açtı. Geçmiş yüzyıllarda salgınların tanrıların bir cezası olduğunu ya da cadıların, sapkınların yarattığı bir felaket olduğunu söylemek kolaydı ve bu türden vaazlar tepkilerin önemli ölçüde saptırılmasını sağlayabiliyordu. […]