Emperyalizm tartışmalarında bitmeyen kafa karışıklığı

Ahmet Cengiz   Bir zamanlar “kolektif emperyalizm” tezi vardı. “Küreselleşme” furyasının her tarafı kavurduğu yıllarda ortaya atılmıştı. Bu teze göre, tüm emperyalist devletler kolektif bir şekilde diğer ülkelere hükmediyordu. Emperyalistler arası savaş da tarihe karışmıştı. Almanya’da örneğin bu tezi savunanların başında Alman Komünist Partisi’nin (DKP) bir kanadı geliyordu, sözcüsü de Leo Mayer idi. 2008 dünya ekonomik krizi, pek çok şeyi […]

TEKLİF’İN TEKLİFİ: AHLÂKİ-ŞER’İ KAPİTALİZM

Çetin Akdeniz   Teklif adıyla yayımlanan “2 aylık düşünce dergisi”, Ocak 2023 tarihli 7. sayısında “Siyaset” ana başlığı altında ve İslam’ı referans göstererek, mevcut durumda bölünmüş “millet” gerçekliğinin İslam ahlâkı ve ilkeleri zemininde yeniden inşa edilmesi ihtiyacına dikkat çekmekte; “kendimiz olarak” var olmanın ancak bu durumda mümkün olacağını ileri sürmektedir. Dergi yazarları “ferdin” ve toplumun “var olma siyaseti”ni devletin (“siyaset”), […]

Teknolojist teori(ler) toplumsal gerçekliğin neresinde? Teknolojistlerle tartışma-1

Yusuf Akdağ   Teori ve Eylem’in bir önceki sayısında, günümüz emperyalizminin başlıca özellikleri ve anti emperyalist mücadele sorununu irdeleyen makaleler yayımlandı. Okurlar, bu makalelerde, “emperyalizmin 21. yüzyılda nitelik değişikliğine uğradığını” ileri süren teori ve tezlerin yanlışlığının gösterilmeye çalışıldığını ve günümüzde emperyalizme karşı mücadelenin önemi üzerinde durulduğunu görmüşlerdir. Bu makale, bir devamı da içermek üzere kapitalizmin ve kapitalist emperyalizmin Marksist-Leninist analizine […]

Kapitalistler kapitalizmi neden ve nasıl tartışıyor?

Aydın Çubukçu “İyi bir krizin boşa gitmesine asla izin vermeyin!”[1]   Salgının dünya çapında yarattığı çok yönlü yıkım, halk yığınları arasında bunun sorumlusunun kim ya da ne olduğu sorusunun yaygın biçimde tartışılmasına yol açtı. Geçmiş yüzyıllarda salgınların tanrıların bir cezası olduğunu ya da cadıların, sapkınların yarattığı bir felaket olduğunu söylemek kolaydı ve bu türden vaazlar tepkilerin önemli ölçüde saptırılmasını sağlayabiliyordu. […]

Marx’ta orta sınıf

Eğitimli profesyonel meslek sahipleri ya da beyaz yakalılar ücret karşılığında istihdam edildiklerinde işçi sınıfının, kendi hesaplarına ve özerk olarak çalıştıklarında küçük burjuva orta sınıfın bir parçasıdırlar. Dolayısıyla, üretim ilişkileri temelinde netleştirildiğinde görülebilir ki, kapitalist toplumlarda küçük burjuva orta sınıf söylendiği gibi sadece koşulları kötüleşip popüler ifadeyle çökmüyor, kapitalist üretim tarzının genel eğilimlerine denk düşecek bir biçimde hızlı bir biçimde işçileşiyor. […]

Emperyalizm ve savaşlar sorunu

Yusuf Akdağ “Tarihin sonu”, “Yeni Dünya Düzeni” ve “Küreselleşme” adlandırmalarıyla formüle edilip teorisi yapılan, savaşsız ve refaha boğulma yoluna girmiş yeni bir kapitalist dünya idi! Abartı ve çarpıtmaya dayalı kurgusal anlatı(lar), kapitalist-emperyalist dünya sistemi dışında bir başkasının mümkünsüzlüğünü tanıtlama iddiasına sahipti ve 20. yüzyıl boyunca tanık olunmuş-yaşanmış tüm olumsuzlukları sosyalizm ve Sovyetler Birliği’nin varlığıyla gerekçelendirmeye özel ve aşırı bir önem […]

Marx, Engels ve Marksist ekoloji

Kaan Kangal Marksizm ve ekoloji ilişkisinin bugüne kadar sürdürülmüş üç tartışmayı ortak bir noktada birleştirdiği söylenebilir: 1) Marx’ın politik ekonominin eleştirisinde doğaya ve çevre sorunlarına atfettiği önem tartışması; 2) Engels’in diyalektik bir felsefi doğa kavrayışına ilişkin tartışmalar; 3) Marx ve Engels arasındaki görüş farklılıkları ve hatta çelişkileri tartışması. Bu üç tartışma genel hatlarıyla Marx ve Engels’in doğayı bilimsel ve felsefi […]

‘Yeşil kapitalizm’: bir yanılsamanın gerçekliği üzerine

Ahmet Cengiz “Yeşil kapitalizm” ifadesi, halk anlatıları ve deyişlerinden alışık olduğumuz benzetmeleri çağrıştırmaktadır. Mesela eski bir Alman deyişinde bir şeyin olmazlığını açıklamak için, ‘keçiden bahçıvan yapmak!’ denilir. Keçinin bahçıvan olduğu bahçede gül kalmaz ve gülsüz bahçede bülbül ötmeyeceği gibi, bahçe de bahçe sayılmaz. Dolayısıyla kapitalizmin yeşili olmaz, fakat yine de oluyorsa, bu ancak kendi doğasına aykırı olma pahasına oluyordur. Böylesi […]

‘Popülizm’ tartışmaları ve Marksistlerin yaklaşımı – 2

Yusuf Akdağ “POPÜLİZM” “KÖTÜLÜK” MÜ, “OLANAK” MI? “Popülizm” üzerine kalabalık yazın bazı belirlemeler yapmayı mümkün kılıyor: I-) Burjuva “merkez partileri”nin yönetici ve sözcüleri, kendi dışlarındaki parti ve hareketlerin, özellikle de sol-sosyal demokrat ve reformcu partilerin “halk iradesi ve halkın istemleri” söylemiyle siyasal iktidara yönelttikleri eleştirileri “popülizm” olarak nitelemektedirler. Burjuva “merkez”ci bu yaklaşımda “popülizm”,  ‘sağ’dan ‘sol’a; dini-milliyetçi çıkışlardan ekolojik ve feminist […]

“Popülizm” tartışmaları ve Marksistlerin yaklaşımı – 1

Yusuf Akdağ “Popülizm”, düzinelerce yazarın binlerce sayfa tutan çok sayıdaki kitap ve makalesine “konu” başlığı olmuş bir “kavram” özelliği kazanmış -ya da bu düzeye çıkarılmış bulunuyor! “Popülizm külliyatı”da diyebileceğimiz bu yazında kavram, genel olarak belirlenimi güçlük gösteren “halkçılık” karşılığı kullanılmakla birlikte, daha belirgin şekilde ‘muhalif politikalar’ın farklı biçimleriyle özdeşleştirilmekte; küreselleşme ve neoliberalizmle bağlantılı ekonomi politikalar çerçevesinde kavramsallaştırılmakta; “klasik”, “neoliberal” ya […]