TÜRKİYE-YUNANİSTAN İLİŞKİLERİ: EZELİ DÜŞMANLIK MI TEKELCİ ÇIKARLAR VE YAYILMACILIK MI?

Seyit Aldoğan   Birinci Dünya Savaşı ve hemen arkasından yaşanan mübadele yıllarını bir kenara bırakırsak, Türkiye Yunanistan ilişkileri; 1970’li yıllarda ve daha çok da 1974’te Kıbrıs’a yapılan askeri çıkarmadan sonraki dönemlerde, siyasi dengelere ve konjonktüre bağlı olarak bazen yoğunlaştırılarak bazen de ihtiyaç halinde gündeme getirilerek tartışıldı. Hükümetlerin savaş nedeni anlamına gelen “casus belli” ilanlarıyla artırdığı gerginlikler, son iki yıldır kamuoyu […]

TEKLİF’İN TEKLİFİ: AHLÂKİ-ŞER’İ KAPİTALİZM

Çetin Akdeniz   Teklif adıyla yayımlanan “2 aylık düşünce dergisi”, Ocak 2023 tarihli 7. sayısında “Siyaset” ana başlığı altında ve İslam’ı referans göstererek, mevcut durumda bölünmüş “millet” gerçekliğinin İslam ahlâkı ve ilkeleri zemininde yeniden inşa edilmesi ihtiyacına dikkat çekmekte; “kendimiz olarak” var olmanın ancak bu durumda mümkün olacağını ileri sürmektedir. Dergi yazarları “ferdin” ve toplumun “var olma siyaseti”ni devletin (“siyaset”), […]

LAİKLİK VE KADINLAR

Cevriye Aydın   Dini bağnazlığın kadınlara yönelen en eski ve bilinen örneği Hypatia’nın öldürülmesidir. 370-415 yılları arasında yaşayan Hypatia, matematikçi, astronom ve filozof idi. İskenderiye Psikoposu, Hypatia’yı “dinsizlik” ve “şeytanlık” ile suçlayan bir provokasyon sonucunda 415’te taşlanarak ve derisi yüzülerek öldürülmesini sağlar. Tarih, Eski Yunan kenti olan İskenderiye’de dönemin siyasal otoritesinin, kadın ve bilimin örtüştüğü Hypatia’nın kimliğinde bu iki kimliği […]

PROFESYONEL MESLEKLERİN SERBEST DÜŞÜŞÜ

Arif Koşar   1. Giriş Tıp, hukuk, mühendislik, öğretim üyeliği gibi profesyonel meslekler, neredeyse Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana daha iyi bir yaşamın güvencesi olarak görüldü. Ortalamanın üzerinde bir gelir, işyeri hiyerarşisinde üst konumlar, ev, araba, yazlık sahibi olmak anlamına geldi. Profesyonel meslek mensupları (profesyoneller) gelir dağılımında orta ya da ortanın üstünde yer aldı. Toplumsal statüleri yüksekti. Değer gördüler ve onlara […]

DEPREM VE GENÇLİK

Cantekin Yılmaz   Hatay başta olmak üzere on kentte büyük yıkıma yol açan ve resmi açıklamalara göre 45 bin civarında ölü (bu rakamın birkaç katı olabileceği yönünde bilim insanlarıyla bir iktidar valisinin açıklaması bulunuyor),100 binin üzerinde yaralı (onuncu gün sonrasında yaralı sayısı verilmemeye başlandığı için tam rakam bilinmiyor) ve yüzbinlerce kişinin evsiz kalışına yol açan deprem dolayısıyla yaşanan gelişmelerden biri […]

TEMEL BİR KIRILMA: NEREDE BU DEVLET?

Kadir Yalçın   6 Şubat’ta on ili kapsayarak üst üste gelen iki büyük deprem, güneydoğuda iki fay hattının birden kırılmasıyla birçok kent, kasaba ve köyü enkaz haline getirdi. İlki 7.7, ikincisi 7.6 büyüklüğündeki Pazarcık ve Elbistan merkezli depremle aynı bölge çoğu yerde taş taş üstünde kalmamacasına sallanıp yıkıldı. Hatay ve Adıyaman gibi iller ve Elbistan, Nurdağı, İslahiye, Samandağı ve Defne […]

DEPREM VE YAŞAM HAKKI İÇİN MÜCADELE

Levent Tüzel   Her depremden sonra bütün kanallarda yayınlanan haritada ülkenin kuzey sahilleriyle aynı doğrultuda, Doğu Anadolu’da kuzeyden güneye dikey olarak seyreden; Ege’de ise bir elin parmakları gibi denize dik olarak çatallanan fay hatlarının hangisinin kırılacağı, hangi felaketin beklediği konuşuluyor. Bilim insanları durmadan uyarıp olası depremler hakkında halkı bilgilendirirken iktidardakiler hiçbir önlem almıyor.  “Deprem ülkesi Türkiye’de depremle yaşamak gerekir” sonucundan […]

Osmanlı’da sınıf mücadeleleri ve 1416 ihtilali

Burak Bağçeci   Kor Kitap’ın Marksist Araştırmalar Dizisi’nden çıkan Sinan Araman, Hasan Ateş ve Erdem Çevik’in hazırladığı Bedreddin ve Börklüce: Osmanlı’da Sınıf Mücadeleleri ve 1416 İhtilali kitabı, daha çok Şeyh Bedreddin’in ismiyle anılan 1416 İsyanı’nı ve isyanı hazırlayan koşulları farklı yönleriyle inceleyen 10 makaleden oluşuyor. Makalelerin üç başlık altında toplandığı kitabın “1416 Öncesi Tarihsel Miras” başlıklı ilk bölümünde, 1416 İsyanı’nın […]

Faşizm Almanya’da neden zafer kazandı?

Franz Dahlem[1] Almancadan Çeviren: Rıza Sami   Yoldaşlar, bu kongrede problemleri ele alırken ve taktiğimizin ne olacağını belirlerken, her şeyden önce iki belirleyici olguyu ön planda tutmak zorundayız: İşçi sınıfının Almanya’daki yenilgisi ve iktidarın Hitler faşizmi tarafından ele geçirilmesi. Faşist tehlikenin geriletilmesi konusunda Fransa’daki kardeş partimizin Halk Cephesi ve Birleşik Cephe konusundaki başarıları. Almanya’da yaşanan olaylar tüm dünyada ve özellikle […]

Sovyetler Birliği Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etti mi? Hayır!

Grover Furr[1] İngilizceden çeviren: Bilge Su Yıldırım   GİRİŞ Sovyetler Birliği 17 Eylül 1939’da Polonya’yı işgal mi etti? Neden sordun? “Hepimiz biliyoruz”, bu işgal gerçekleşti. “Araştırabilirsin!” Tüm yetkili kaynaklar aynı fikirde. Bu tarihi olay yaşandı. The New York Review of Books’taki yakın tarihli bir makalede[2], Yale Üniversitesi profesörü, bu alanda akademik uzman –ve fanatik anti-komünist– Timothy Snyder, kibarca söylemek gerekirse […]