100. yıl kutlamalarının ardından…

Mustafa Yalçıner   yılında Cumhuriyet karşısında değişik eksenlere yaslanan farklı tutumlar alındı ve üzerine çok şey söylenip tartışıldı. Söylenenler ve tartışma elbette bitmeyecek. Nedeni açık. Gerek bizzat cumhuriyetin kendisi, sınıf temeli ve dayanaklarıyla birlikte bir değişim sürecinden geçti, geçiyor; gerekse cumhuriyet üzerine tutum ortaya koyanlarla tartışmacılar ideolojik pozisyonlarının yanı sıra güncel politik konum ve ihtiyaçlarıyla farklı sınıf aidiyetleri ve çıkarlarına […]

2023 seçimleri ve siyaset biliminin krizi

| Sinan Birdal   “Katı olan her şey buharlaşıyor.” Karl Marx ve Friedrich Engels, Komünist Manifesto (1848)   “Nesneler parçalanır, merkez tutamaz” William Butler Yeats, İkinci Geliş (1919)   2023 seçimlerinin ardından en çok konuşulacak başlıklar kültür kavgası, kimlik siyaseti ve kutuplaşma olacak. Ağırlaşan geçim koşullarına, yoksullaşmaya ve kamu hizmetlerindeki işlevsizliklere rağmen, Erdoğan’ın tabanını bir arada tutabilmesi, sınıf çelişkilerinin siyaseti […]

2023 seçimleri üzerine bazı notlar

| Çetin Akdeniz Seçim kararı, işçi ve emekçilerin, küçük üretici ve esnafın izlenen ekonomik-sosyal politikalara duydukları tepkileri çeşitli yöntemlerle dışa vurmakta oldukları bir dönemde, depremin yol açtığı yıkım nedeniyle yaşanan “infial” koşullarında ilan edildi. Düşük ücret, işsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı, grev yasakları ve siyasal baskı; muhalif gazeteci ve politikacıların saldırıya uğraması ve gözaltına alınması, İstanbul Sözleşmesinin iptali ve 6284 […]

Burjuva mutabakat arayışı ve yeni dönem

| Yusuf Karadaş 14 ve 28 Mayıs seçimleri, ‘Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlaması ve Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını yeniden kazanması ile sonuçlandı. Seçimlerde böylesi bir sonucun ortaya çıkmasının nedenleri hakkında Erdoğan’ın Anayasa’yı çiğneyerek üçüncü defa aday olmasından seçim yasalarının ve YSK’nin yapısının değiştirilmesine; her türlü baskı, tutuklama, provokasyon ve bölücülük üzerinden sürdürülen kara propagandadan seçim hilelerine, palyatif önlemlerle emekçilerin ekonomik beklentilerini canlı […]

DEPREM VE GENÇLİK

Cantekin Yılmaz   Hatay başta olmak üzere on kentte büyük yıkıma yol açan ve resmi açıklamalara göre 45 bin civarında ölü (bu rakamın birkaç katı olabileceği yönünde bilim insanlarıyla bir iktidar valisinin açıklaması bulunuyor),100 binin üzerinde yaralı (onuncu gün sonrasında yaralı sayısı verilmemeye başlandığı için tam rakam bilinmiyor) ve yüzbinlerce kişinin evsiz kalışına yol açan deprem dolayısıyla yaşanan gelişmelerden biri […]

TEMEL BİR KIRILMA: NEREDE BU DEVLET?

Kadir Yalçın   6 Şubat’ta on ili kapsayarak üst üste gelen iki büyük deprem, güneydoğuda iki fay hattının birden kırılmasıyla birçok kent, kasaba ve köyü enkaz haline getirdi. İlki 7.7, ikincisi 7.6 büyüklüğündeki Pazarcık ve Elbistan merkezli depremle aynı bölge çoğu yerde taş taş üstünde kalmamacasına sallanıp yıkıldı. Hatay ve Adıyaman gibi iller ve Elbistan, Nurdağı, İslahiye, Samandağı ve Defne […]

DEPREM VE YAŞAM HAKKI İÇİN MÜCADELE

Levent Tüzel   Her depremden sonra bütün kanallarda yayınlanan haritada ülkenin kuzey sahilleriyle aynı doğrultuda, Doğu Anadolu’da kuzeyden güneye dikey olarak seyreden; Ege’de ise bir elin parmakları gibi denize dik olarak çatallanan fay hatlarının hangisinin kırılacağı, hangi felaketin beklediği konuşuluyor. Bilim insanları durmadan uyarıp olası depremler hakkında halkı bilgilendirirken iktidardakiler hiçbir önlem almıyor.  “Deprem ülkesi Türkiye’de depremle yaşamak gerekir” sonucundan […]

Gidişata yönelik kısa bir not

Ahmet Cengiz   Muhtemeldir ki, yangın faciasının yaşandığı günlerde kaleme alınan bu satırlar okunduğunda ülke gündemi bambaşka bir olay veya olaylarla çalkalanıyordur. Bu olağanlaşmış olağanüstülük, Türkiye’nin politik bakımdan bir süreden beri içinde bulunduğu‚ fırtınalı okyanusta yönünü tutturamama sürecinin alametifarikası olarak artık kanıksanmış bile sayılabilir. O nedenle bu kısa yazıda, malum olan güncel olayları tek tek ele almak yerine, dikkatleri vuku […]

Türkiye’de faşist hareketin ideolojik dönüşümü-2

Yusuf Karataş   Faşist diktatörlük, tekelci burjuvazinin karşı karşıya kaldığı sorunları “demokratik” biçim altında çözemediği koşullarda başvurduğu bir devlet biçimidir. Bu gerçeklik, bugün bir yandan ekonomik kriz ve öte yandan derinleşen siyasi açmazları nedeniyle toplum içindeki hegemonyası giderek çözülen tek adam iktidarının faşist bir rejim inşası yönünde attığı adımlar bakımından açıklayıcıdır. Bu yazının birinci bölümünde, Türkiye’de faşist hareketin özellikle İkinci […]

Tek adam rejiminde Türkiye’nin hali pür melali

Seyfi Selçuk                          Ekonomik krizin derinleşmesi, artan işsizlik ve yoksullaşma, pandemi sürecini yönetmede yaşanan çuvallama, amiyane tabirle “Yeni Osmanlıcı” hayallerle “İzmir Marşı” eşliğinde yola çıkılan dış politikanın, “Mehter marşı eşliğinde ricat etme” haline dönüşmesi vb. bir dizi sorun yaşayan tek adam iktidarının açmazdan kurtulabilmek adına içeride ve dışarıda baş döndürücü bir hızda peş peşe attığı adımlar, “ne oluyor, tek adam […]