Bir millet yaratmak

Aydın Çubukçu   Önce burjuvazi Türkiye’de kapitalizmin gelişmesi üzerine yazılmış pek çok araştırmada, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinin bir “burjuvazi yaratma” süreci olduğu ileri sürülmüştür. Bu görüşü tamamlayan tez ise ülkenin iç dinamizminin yarattığı bir burjuva sınıfının olmaması, oysa özellikle “Batılılaşma” adı verilen “Kemalist Devrimler” yolunun bir burjuvaziyi gerektirmesi dolayısıyla Cumhuriyet kadrolarının bu eksikliği “burjuvaziyi yaratarak” gidermeye giriştikleri biçimindedir. Kemalistlerin toplumsal sınıfları […]

‘Küresel kent’ hayali, tarih ve teori

Aydın Çubukçu*   Kentlerin kurucu unsurları Kentlerin tarihi, toplumsal artı-ürünün büyük boyutlara ulaşması ve bunun etkisiyle yeni toplumsal örgütlenmelerin doğuşu ile başlar. Önceki üretim biçimleri bir yana, kapitalizmde kentler, hem artı-ürünün merkezileşmesinin alanı, hem de dağılımının ve yeniden üretiminin diğer sonuçlarının denetlenip yönlendirildiği karar ve yönetim merkezleri olarak gelişirler.[1] Çağdaş kentin temel özellikleri de bu tarihsel oluş çizgisinin evrilmesinden ve […]

‘SOSYAL KİMLİK’ ÜZERİNDEN POLİTİKA VE SINIF MÜCADELESİ

Aydın Çubukçu   Özellikle 1990’lı yıllardan başlayarak, toplumsal hareketlerin ve siyasal muhalefetin karakterini “sosyal kimlik” kavramıyla değerlendirmek yaygınlaştı. Bu dönem, SSCB’nin dağılmasına, “küreselleşeme” sürecinin başlatılmasına eşlik etmek üzere, entelektüel çevrelerde postmodern felsefenin de etkili olmaya başladığı bir dönemdi. Kuşkusuz, postmodernizm, neo-liberal politikaların doğuşundan çok önce şekillenmişti. Ne var ki, tarihte pek çok örneği görüldüğü üzere, kimi siyasal-toplumsal gelişmelere bağlı olarak, […]

Devlet ve mafya

Aydın Çubukçu   Mafya devlet ilişkisinin iki ayrı biçimi vardır. Biri, doğrudan doğruya siyasi mevki sahibi kişilerin rüşvet, şantaj, tehdit ya da çıkar sağlama karşılığı “suç örgütü”nün hizmetkârı haline getirilmesidir. Diğeri ise, doğrudan devlet kurumları vasıtasıyla kapitalizmin çıkarları doğrultusunda kurulmuş zorunlu sistematik ilişkidir. Birinci biçim, bireysel çıkara dayalıdır ve aslında birçok devlette “suç” sayılır, takibe uğrar ve “denetim dışı” oldukları […]

Kapitalistler kapitalizmi neden ve nasıl tartışıyor?

Aydın Çubukçu “İyi bir krizin boşa gitmesine asla izin vermeyin!”[1]   Salgının dünya çapında yarattığı çok yönlü yıkım, halk yığınları arasında bunun sorumlusunun kim ya da ne olduğu sorusunun yaygın biçimde tartışılmasına yol açtı. Geçmiş yüzyıllarda salgınların tanrıların bir cezası olduğunu ya da cadıların, sapkınların yarattığı bir felaket olduğunu söylemek kolaydı ve bu türden vaazlar tepkilerin önemli ölçüde saptırılmasını sağlayabiliyordu. […]

Kent üzerinden politika

Aydın Çubukçu Bu yazı yayımlandığında “mahalli seçimler” sonuçlanmış, kendi amaç ve kapsamını aşan sonuçlar doğurarak, genel politik çerçeve içinde anlam ve işlev kazanan yeni bir süreci başlatmış olacak. Gündeme geldiği andan itibaren, “beka sorunu” halinde kamuoyuna sunulan iktidar aleyhine sonuçların gerçekten memleketin yıkılıp yıkılmaması konusunda bir dönemeç olduğunu ise henüz görmüş olmayacağız. Çünkü devletin baki olup olmamasını belediye ve muhtar […]

Faşizm ve felsefe

Aydın Çubukçu FAŞİZMİN FELSEFEYE İHTİYAÇ DUYMASI Gündelik hayat içinde karşılaştığımız herhangi bireysel bir tutumun, laf olsun diye söylenmiş bir cümlenin, alışkanlıkların, geleneklerin, atasözlerinin içinde “faşizm belirtisi” olarak damgalayabileceğimiz pek çok özellik görebiliriz. Bunları eyleyenlerin faşizmle siyasal, ideolojik herhangi bir ilişkisi olmayabilir. Faşizm yaşanmadan, teorik, politik, estetik düzeyde sistem haline gelmeden önce, bu tür düşünce ve davranışlar, toplumun özellikleri içinde kimi […]

Mustafa Suphi, doğu halkları kurultayı ve anti-emperyalizm

Aydın Çubukçu* Mustafa Suphi’nin, Doğu Halkları Kurultayı (DHK) dolayısıyla anılması, yalnızca Türkiye komünist hareketinin gelişim evrelerini ve onun Türkiye komünist hareketi içindeki önemini anlamak bakımından değil, dönemin dünya çapında çatışan politikalarını gözden geçirmek için de pek çok fırsat sunmaktadır. Mustafa Suphi’yi Doğu Halkları Kurultayı içinde değerlendirmek için iki soru yol açıcıdır. Birincisi Kurultay hangi ihtiyaçtan doğmuştur ve ikincisi neden Kafkasya’da […]

CHP ve muhalefet

Aydın Çubukçu CHP,1950 yılından bu yana, koalisyon hükümetleri içinde yer aldığı birkaç dönem hariç, hep “Ana Muhalefet Partisi” olarak kalmıştır. Parlamentoda bazı dönemler birinci parti olmasına karşın, tek başına iktidar olamamış, bu yüzden “müzmin muhalefet partisi” unvanıylasiyasi literatüre geçmiştir. Alışılagelmiş kullanılışıyla muhalefet kelimesionun sayesinde çarpılmış ve yalnızcaiktidarda olmayan anlamına bürünmüştür. Söz konusu CHP olunca da, iktidara gelmeyi bekleyen, ama hep […]

Mantık ve Diyalektik’in eleştirisi üzerine

Aydın Çubukçu İlk basımının üzerinden neredeyse 30 yıl geçtikten sonra, Mantık ve Diyalektik adlı kitabım, nihayet kapsamlı bir eleştirinin konusu oldu. Çok önceleri Mustafa Bayram Mısır, çalışmaya Hegelci bakış açısının egemen olduğuna dair kısa bir eleştiri yöneltmişti. Bu bakımdan, Birikim’in Mayıs 2018 tarihli sayısında Alper Öztaş’ın değerli ilgisi[1], kitap için bir ilk sayılabilir. Böylece, en azından bazı bölümleri yeniden gözden […]