Bülent Falakaoğlu Hükümetin ekonomik hamlelerine bakınca havada bir seçim kokusu var! Bazı ‘riskleri’ büyütmeyi de göze alarak ekonomik büyümeye gaz verilmesi… İstihdamı teşvik adında sermaye yönelik teşviklerin çoğalması… Cumhurbaşkanının adeta emirle ekonomiyi düzeltme tutumu… ‘Milli istihdam seferberliği’ rüzgarların estirilmesi vs… Bunların tümü ‘seçim var’ dedirtecek cinsten gelişmeler. Seçim sonuçlarının ekonomiyle ilişkisini ortaya koyan araştırmalar şu üç ekonomik göstergenin seçimler açısından […]
Seçime yatırılan ekonomi ve olası sonuçları
Prekarya bildirgesi
Arif Koşar Guy Standing’in Prekarya: Yeni Tehlikeli Sınıf kitabı prekaryayı sınıf araştırmalarının gündemine sokup yeni bir tartışmayı açtıktan sonra yazdığı Prekarya Bildirgesi: Hakların Kısılmasından Yurttaşlığa kitabı Eylül ayında Türkçe olarak yayınlandı. Standing, Prekarya Bildirgesi’ni bir önceki kitabında formüle ettiği ve ayrıntılı bir biçimde açıkladığı prekarya kavramına yönelik eleştiri ve önerileri dikkate alarak yazdı. Yazar, ayrıca güvencesiz çalışanlardan teşekkül ettiğini düşündüğü […]
Ekim devrimi ve edebiyat
Tahir Şilkan “…Edebiyat, proletaryanın genel davasından bağımsız, bireysel bir girişim olamaz. Edebiyat genel proletarya davasının parçası olmalıdır.”[1] Marksist düşünce, sanat ve edebiyat üzerine bilimsel ve felsefi görüşlerini ortaya koyarak, dünyanın sanatsal olarak özümlenişinin, sanatsal kültürün toplumsal yaşamda, toplumsal gelişmede ve toplumun dönüştürülmesinde taşıdığı gerçek önemi anlamaya, yorumlamaya çalışmıştır. Marx ve Engels’in sanat üzerine yazdıkları, kuramlarının bütünüyle tam bir uyumluluk gösterir. […]
Uluslararası durum üzerine*
1- KAPİTALİST DÜNYA EKONOMİSİ VE GELİŞME EĞİLİMİ CIPOML’nin uluslararası duruma ilişkin son materyallerinde, dünya kapitalist ekonomisinin büyüme hızındaki düşüşe, süreç olarak dalgalı, sektörler ve ülkeler arasındaki ilişki bakımından dengesiz gelişme sürecine, istikrarsızlığı derinleştiren etkenlere dikkat çekiliyordu. Üretimin kapitalist dünya pazarından daha hızlı büyümesi, dünya ölçeğinde yeni bir krize yol açacak düzeye çıkmamasına karşın, toplam üretimin artış hızında sert düşüşleri gündeme […]
Ekim Devrimi’nin 100. yıldönümü*
Sevgili yoldaşlar, değerli dostlar, Öncelikle, Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı –CİPOML– adına, konferansımızın kurucu üyelerinden Fransa İşçileri Komünist Partisi –PCOF’e–, Ekim Devrimi’nin 100. yıldönümü dolayısıyla düzenledikleri bu uluslararası etkinliğe daveti için teşekkür etmek isteriz. Bu vesileyle; PCOF MK’ni, tüm üye ve sempatizanlarını, büyük bir emek harcayarak özenle hazırlanmış olan bu zengin ve başarılı etkinlikleri dolayısıyla ayrıca kutlamak isteriz… Sevgili […]
Sovyet biliminin 30 yılı – 1
Sergey Ivanovich Vavilov* Ekim 1917’de Rusya’da nihayet baş gösteren fırtına, geçmişe bir çizgi çekti ve tamamıyla yeni bir hayat başlattı. Bilim muzaffer devrimin sağlamlaştırılması ve yeni devletin ilerlemesi için vazgeçilmez bir unsurdu. Kitlelerin eğitim düzeyi yükseltilmeliydi; geçmişten kalma yarı-okuryazarlık gecikmeden yok edilmeliydi. Ve cehaletin sonunu getirmek için ilk gereklilik okullardı; her çeşit okul -ilkokul, ortaokul ve daha yüksek eğitim. Pedagojik […]
Ekim devrimi üzerine bir tartışma
Kadir Yalçın Eski Dev-Genç Başkanı ve yeni HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, tam da emekli kahvelerinde rastlanacak “o eski günlerde mirim…”le başlayan türden “teorik” argümanlar kullanarak 100. yılı dolayısıyla yaptığı Ekim Devrimi’yle ilgili değerlendirmede[1] Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının bir zorunluluk olduğunu ileri sürdü. Ardı sıra, başlıca Trotsky’den derlenmiş “tez”lere dayalı bir söylemle iddia etti ki, “Sovyetler Birliği yıkılmasa Marx yanılmış olurdu”! Buna […]
Bolşevikler iktidarı koruyabilecekler mi?
Vladimir İlyiç Lenin* Bolşevikler hariç, “Reç”ten “Novaya Jizn”e, Kadet-Kornilovculardan yarı Bolşeviklere kadar bütün eğilimler hangi hususta birleşiyorlar? Bolşeviklerin ya asla iktidarı tek başına almayı göze alamayacakları, ya da bunu göze alır ve devlet erkini ele geçirirlerse, onu çok kısa bir süre için bile koruyamayacakları hususunda. Herhangi biri, tek başına Bolşeviklerin tüm devlet iktidarını alması sorununun son derece gerçek dışı bir […]
Nevzuhur Atatürkçülük
Nuray Sancar Milli-muhafazakar ideolojik tahkimatın Atatürk eleştirisi üzerinden gerçekleştirilmeye çalışıldığı AKP iktidarı boyunca Atatürk’ün adı hayırla anılmamıştı. Geçtiğimiz 10 Kasım’da yaptığı konuşmada yine bir açılım, “Atatürk açılımı” yapan Tayyip Erdoğan, “Atatürk nevzuhur bir devlet adamı değildir. Atatürkçülük adına değişime direnenlere rağmen biz onun dileklerini yerine getireceğiz. 10 Kasımları kuru kuruya ölüm yıldönümü olarak anmayı değil, doğuş olarak kutlamayı önemli görüyorum” […]
Sınavlar veya ‘Numeros Clausus’: Kendini yok ederek doğrulanan kehanet
Adnan Gümüş[1] Bertolt Brecht’in Çinli filozof Me-Ti’den aktarımıyla “Pek çok ölüm şekli vardır. İnsan harakiri yapabilmekte, ekmeksiz kalabilmekte, hastalığı tedavi edilememekte, kötü şartlarda barınabilmekte, ölümcül bir işe koşulabilmekte, intihar edebilmekte, bir savaşa sürülebilmektedir. Bunlardan çok azı bizim devlette yasaktır.” Çocuklarımızı ve toplumumuzu kitlesel halde öldürmenin bir yol veya aracı da okullarımız ve sınav sistemi mi acaba? MEB de YÖK de […]