Hukuk devleti ve sınıf adaleti[1]

Karl Liebknecht Almancadan Çeviren: Barış Işık Erkek ve kadın partili yoldaşlar! Biraz can sıkıcı şeylerden konuşmaya başlamak zorundayım. Eğer konu sınıf adaletiyse, ilk olarak devlet hakkında konuşmak zorundayız. Biz Marksistler devleti köken, millet veya aynı yerde ikamet eden insanların basit bir organizasyonu olarak anlamayız. Aksine, bizim anlayışımıza göre devlet, insan organizasyonları içinde farklı çıkarlara sahip farklı sınıfların varlığını şart koşar. […]

Türkiye ve Çin modeli

Anton Stengl Almancadan çeviren: Mehmet Çallı Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP kurmaylarıyla gerçekleştirdiği ve ekonomik gidişat için çizilen yeni yol haritasının tartışıldığı bir toplantıda Türkiye’nin, Çin gibi, malı ucuza üretip Avrupa’ya satarak, bu üretimden dolar girdisi sağlayabileceğini, ancak Türkiye’nin dış yatırımları getirme konusunda daha avantajlı durumda olduğunu söyledi. Erdoğan, iktidarın belirlenen yeni ekonomik modelle zor olanı seçtiğini söyleyerek “4-5 aya kadar toparlayacağız. […]

50. yıldönümünde 6 Mayıs: Burjuvazi, cuntaları ve tiranları değil halk kazanacak!

Çetin Akdeniz 12 Mart 1971 cuntası, kitle mücadelesinin önünde yer alan, mücadeleyi örgütleyen, örgütlü ileri kesimleri oluşturan geniş işçi-emekçi, genç ve aydın kesimleri ezerek, cuntacı generallerden birinin deyişiyle “ekonomik gelişmeyi aşan sosyal gelişme”nin önünü kesmeyi başlıca görevi olarak belirlemişti. Cunta, 1960 sonrasında, özellikle de ikinci döneminde yükselen işçi-emekçi ve gençlik mücadelesini ezme politikasını “anarşi ve teröre karşı mücadele” olarak ifade […]

Ukrayna işgali ve ABD dış politikası

Ekim Kılıç Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından ABD ve AB, askeri ve diplomatik etkinliğini arttırdığı gibi Rusya’yı ekonomik olarak sıkıştırmak için önemli yaptırım kararları aldı. NATO, Doğu Avrupa’daki askeri ve Avrupa’daki ekonomik varlığını ve siyasal etkisini artırdı. Bununla birlikte Ukrayna’nın NATO üyeliği fiilen rafa kaldırılmış oldu. Rusya açısından ise evdeki hesap çarşıya uymadı. Ukrayna’daki askeri ve siyasal hedeflerini kısa sürede gerçekleştiremedi.[1] […]

Emperyalizm ve ‘uluslararası hukuk’

Yusuf Karadaş Rusya’nın Ukrayna müdahalesi ve bu müdahaleye karşı ABD-NATO’nun tutumu, Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmelerine de giren, uluslararası hukukun temel ilkelerinin emperyalistler tarafından sadece işlerine geldiği zaman ve geldiği kadarıyla hatırlandığını çarpıcı bir biçimde ortaya koydu.Rusya lideri Putin, 24 Şubat 2022’de başlattığı Ukrayna müdahalesinin hemen öncesinde 21 Şubat’ta aldığı kararla Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerini tanıdığını (bu cumhuriyetler 24 Mayıs […]

Avrupa’da militarizm: ölmedi ki hortlasın

Serdar Derventli Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı günün sabahında Almanya’nın önde gelen burjuva siyasetçilerinin neredeyse hepsi “dönüm noktasından” söz eder oldular. Federal Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock (Yeşiller), “Bugün başka bir dünyada uyandık” derken Federal Ekonomi Bakanı Robert Habeck (Yeşiller) “dehşete düştüğünü” söyleyip, “şimdi inanılmaz olan oldu; sadece tarih kitaplarından bildiğimiz savaş Avrupa’da yaşanıyor” diyordu. Federal Maliye Bakanı Christian Lindner (FDP), “Ukrayna’ya yönelik […]

Emperyalizm ve Rusya’nın aynadaki sureti

Ahmet Cengiz The New Yorker’den Isaac Chotiner’in ABD’li siyaset bilimci ve uluslararası ilişkiler teorisyeni John Mearsheimer ile Ukrayna savaşıyla alakalı yaptığı röportajda, Mearsheimer, Ukrayna savaşının mümkün olmasının sorumluluğunun ABD’de olduğunu belirterek şöyle diyordu: “Bu olaydaki bütün sıkıntının, NATO’nun 2008’deki Bükreş zirvesinde başladığını düşünüyorum. Bu zirvenin akabinde NATO tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’nın bir parçası olacağı söylendi. Ruslar o […]

Ukrayna işgaliyle yeni bir dünya düzeni mi?

Nuray Sancar Vladimir Putin Rus ordusunun Ukrayna’yı işgalini, gerekçeleriyle birlikte 24 Şubat’ta yaptığı uzun konuşmayla ilan etti. Sözlerine, Sovyetler Birliği’nin 80’li yılların sonunda zayıf düşmesiyle ortaya çıkan gelişmeleri sıralayarak başladı. Ülkesinde, “İktidarın ve iradenin felce uğramasının tam bir degradasyon ve koma halini aldığı”nı iddia ediyor ve “kendimize olan güvenimizi bir süreliğine kaybetmemiz her şeyin bedeli oldu; güç dengesi yıkıldı” diye […]

Emperyalizm ve savaşlar sorunu

Yusuf Akdağ “Tarihin sonu”, “Yeni Dünya Düzeni” ve “Küreselleşme” adlandırmalarıyla formüle edilip teorisi yapılan, savaşsız ve refaha boğulma yoluna girmiş yeni bir kapitalist dünya idi! Abartı ve çarpıtmaya dayalı kurgusal anlatı(lar), kapitalist-emperyalist dünya sistemi dışında bir başkasının mümkünsüzlüğünü tanıtlama iddiasına sahipti ve 20. yüzyıl boyunca tanık olunmuş-yaşanmış tüm olumsuzlukları sosyalizm ve Sovyetler Birliği’nin varlığıyla gerekçelendirmeye özel ve aşırı bir önem […]

Cumhuriyetin dış politikası, Yeni Osmanlıcılık, Akp’nin ‘u dönüşü’ ve sonrası…

  İhsan Çaralan Dış politika, devletlerin az çok istikrarlı yapılar olarak ortaya çıktığı dönemden beri özel bir öneme sahip oldu. Savaşlara kadar derinleşen ülkeler arasındaki gerilimler, zaman zaman dış politikanın iç politikayı, hatta ekonomik politikaları da şekillendirecek kadar belirleyici olmasına neden oldu. Devletlerin evrensel bir sistemin parçaları olarak birbiriyle ilişki içine girdiği kapitalizm çağında dış politikanın rolü daha da arttı. […]