Yusuf Akdağ Makinenin önceki üretim aletlerinden farkı, “tek bir aleti kullanan işçi yerine, çok sayıda benzer aletleri çalıştıran ve gücünün biçimi ne olursa olsun tek bir devindirici güç tarafından devindirilen bir makine”nin geçmesidir.[1] Marx’ın deyişiyle bununla kaydedilen henüz yalnızca “makineli üretimin basit bir öğesi”nin ortaya çıkmasıdır. Basit üretim aletlerinin “insanın el aracı olmaktan çıkıp da bir mekanik aygıtın, bir makinenin […]
Makineler ve işçiler; dünyayı robotlar mı yönetecek? – 2
Marx ve yabancılaşma: Hegelyan temalar üzerine yazılar
Arif Koşar Marx’ın yabancılaşma kuramı, kimileri için onun erken yazılarında ele alınan, ancak daha sonra vazgeçilmiş bir tema olarak görülür. Marx, yabancılaşma üzerine görüşlerini esasen 1844 yılında Hegel ve Feuerbach’tan esinlenerek yazdığı el yazmalarında geliştirmişti. Daha sonra çeşitli eserlerinde yabancılaşma kavramına pek rastlanmadığı da doğrudur. Ancak buna rağmen yabancılaşma kuramı Marx’ın çalışmalarında Kapital’in meta fetişizmi bölümünde olduğu gibi kimi zaman […]
50. yılında dünyanın 68’i ve Türkiye’nin özgünlüğü
Kadir Yalçın ‘68, etkisini dünya ölçüsünde hissettiren yakın zamanların devrimci dönemidir. Sonra Fransa ve Brezilya’da, Türkiye ve Burkino Faso ya da Tunus’la Mısır’da devrimci dönem oluşup oluşmadığı tartışması bir yana, lokal ayağa kalkışlar yaşansa bile, -Arap ülkeleriyle sınırlı kalmasına karşın birbirini tetikleyen Arap ayalanmaları dışta tutulursa- işçi, gençlik ya da sömürülen yığınların hareketi ülke sınırlarını aşamayıp sınırlı kalmış, dünyayı etkisi […]
Marksizmin uluslararası ilişkilere katkısı: Ulusların kaderlerini tayin hakkı*
Hüseyin Sinan Güler Ekin Deniz Hoş İsmail Furkan Narlı Ulus, uluslararası ve uluslarüstü kavramlarının gerek akademide gerekse de yazılı ve görsel basında sıkça tartışıldığı tarihsel bir dönemde söz konusu bu kavramların teorik derinlikleri ile politik karşılıklarının bir arada yeniden tartışılmasına ihtiyaç duyuluyor. Çalışmamız da bu amaç doğrultusunda yapılmakta ve ulusal hareketlerin tekrar gündeme geldiği bu dönemde makalemiz Marksizmin ulusal soruna […]
Marx ve komün
Ercüment Akdeniz Yeryüzünün lanetlenmişleri, ayağa kalkın! Açlığa mahkum edilenler, ayağa kalkın! Akıl, kraterinin içinde gümbürdüyor, Son püskürmesidir bu. Geçmişe sünger çekelim Köleleştirilmiş kitle, ayağa kalk, ayağa kalk! Dünya, temelinden değişecek Hiçbir şey olmayan bizler, her şey olalım! Son kavgadır bu Bir araya gelelim, ve yarın Enternasyonal Bütün insanlık olacak. Enternasyonal marşının orijinal hali, Fransızca’sı işte bu dizelerle başlıyordu. Sözler Eugene […]
Marx’ın sınıf kavrayışı, temel çizgileri ve güncelliği
Arif Koşar GİRİŞ Marksist düşüncede toplumun sınıflar temelinde analizi büyük bir önem taşır. Sınıfların bu önceliği ve önemi, hem toplumun bilimsel analizinin sonucu hem de çıkış noktasıdır. Sınıfları bütünlüklü olarak ele alıp tartışmamış olsa da Marx’ın sınıfların genel çerçevesini güçlü bir biçimde çizdiği söylenebilir. Sınıf, onun tüm yapıtlarının anahtar kavramıdır ve hemen hepsinde merkezi bir yere sahiptir.[1] Gerek Marx gerekse […]
Yabancılaşma teorisi ya da marksizmin doğuşu
Nuray Sancar yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren Avrupa kıtasının iki büyük ülkesi, Fransa ve İngiltere’de yardım ve dayanışma dernekleri etrafında örgütlenmeye başlayan, birikmiş talepleri için bildirgeler yayınlayan, illegal sendikal örgütler kurmaya çalışan, irili ufaklı grevlerden Chartistler’in yaptığı gibi kent meydanlarına taşan, amorf bir sosyalizm fikrini durmaksızın tartışırken örgütlendikleri dernekler adına süreli yayınlar, broşürler yayınlayan işçi sınıfı hareketi ile, Marx ve Engels’in […]
Marksist kaynaklardan ‘cinsiyete’ bakmak: Bir okuma denemesi
Sevda Karaca Marksist birikim cinsiyetçiliği ve kadınların ezilen cinsiyet olma sorununu sınıf sömürüsü bağlamı içinde analiz eder. Marksizmin kadınların ezilmişliği sorununa bakışı, aslında Marksist yöntemin topluma ve toplumsal değişime yaklaşımıyla ilişkilidir. Kadınlar üzerindeki tahakkümün sınıflı toplumların üretim ilişkilerinden kaynaklandığını ve esas olarak özel mülkiyet ve sınıfsal sömürünün gelişimiyle ortaya çıktığını ileri sürer. Yani kadınlar kapitalist toplumda ne evde harcadıkları emek […]
Marx ve doğanın diyalektiği
Kaan Kangal Diyalektiğin sadece toplumsal bir kategori mi olduğu yoksa doğayı da mı kapsadığı sorusu Marksist literatüründe neredeyse bir asır boyunca tartışılmış klasik bir polemik konusudur. Bir dizi düşünüre göre Marksizmin doğa ve doğa bilimler görüşü sadece Engels tarafından formüle edilmiştir. Bu görüşe göre Engels’ten farklı olarak Marx tarih-üstü evrensel yasaları değil belirli bazı toplumsal üretim biçimleri ve tiplerini incelemiş, […]
Breslau’daki W. Borgius’a
Friedrich Engels* Aziz Beyefendi, İşte sorularınızın yanıtı: Toplum tarihinin belirleyici ana etkeni saydığımız ekonomik ilişkilerden, belli bir toplumdaki insanların kendi geçim araçlarını üretme ve (işbölümünün var olduğu ölçüde) ürünleri değişme tarzını anlıyoruz. Bundan ötürü o ilişkiler bütün üretim ve ulaştırma tekniğini kapsar. Bizim anlayışımıza göre bu teknik, ürünlerin değişim ve, ayrıca, bölüşüm tarzını, bu nedenle, soysal (gentile) toplumun çözülmesinden sonra, […]