Yapay zekâ, ekolojik sorunlara çözüm diye sunulurken veri merkezlerinden madenciliğe uzanan devasa enerji ve kaynak tüketimiyle doğa yıkımını büyütüyor.
Yapay zekâ etrafında kurulan gelecek vizyonları, tarafsız öngörülerden çok teknoloji şirketlerinin, devletlerin ve sermaye çevrelerinin sınıfsal çıkarlarını yansıtıyor.
Yapay zekâ, Çin ile ABD arasındaki emperyalist rekabetin merkezinde, teknoloji, veri, enerji ve askeri üstünlük mücadelesinin başlıca aracına dönüşüyor.
Yapay zekâ, teknoloji fetişizminin sisinde sunulan nötr bir yenilik değil; tekelci sermayenin kâr, denetim ve savaş ihtiyaçlarına göre biçimlenen dijital bir makinedir.