İşçi sınıfı bölünmüşlüğü ve örgütsüzlüğü aşmadan kazanamaz; parçalı direnişler yetmez, birleşik güç şart. Sendika bürokrasisi, ideolojik kuşatma ve üretim örgütlenmesindeki dönüşümlerle hesaplaşmayı merkeze alıyor.
Devlet Bahçeli’nin “Bin yıllık kardeşlik ruhu”ndan da söz ederek “iç cephe birliği”ne ihtiyaç vurgusuyla PKK’nin dağıtılması çağrısında bulunması; Abdullah Öcalan’ın bu çağrıya olumlu yanıt vermesi, takiben DEM Parti ile Erdoğan-Bahçeli görüşmeleri ve Öcalan ve PKK’nin açıklamaları etrafında süren tartışmalar Kürt ulusal sorunu
Polonya asıllı Amerikalı stratejist Zbigniew Kazimierz Brzezinski, “Büyük Satranç Tahtası” adıyla yayımlanan eserinde, ABD’nin küresel üstünlüğü ve bunun jeostratejik gerekleri kapsamında Avrasya’nın (Avrupa ve Asya) 21. yüzyılda da dünyanın en önemli bölgesi olmaya devam edeceğini belirterek, Amerikan emperyalizminin mevcut ve olası
21. yüzyılın ilk çeyreğinde, dünya kapitalizminin ikinci en büyük ekonomisi ve emperyalistler arası rekabetin en önemli güçlerinden biri olan Çin’i “sosyalist” ya da “sosyalizmi inşa yolunda ilerleyen büyük bir güç” olarak görüp gösterenler sadece Çin’in ve ÇKP’nin yöneticileriyle sınırlı değildir. ÇKP’den
Üç çeyrek asırdır devam eden çözümsüzlüğüyle Ortadoğu ve bağlantılı olarak uluslararası alanda güç ilişkilerinin önemli konu başlıklarından birini oluşturan Filistin sorunu, İsrail’in Filistin halkına karşı 7 Ekim 2023’ten başlatarak yedi ayı aşkın süredir sürdürdüğü imha savaşıyla uluslararası gündemin ön sıralarına yeniden
Merkezi devlet aygıtının yereldeki uzuvları-uzantıları olan il-ilçe yönetimleri, emniyet ve askeri kurumlar dışında kalan ve belirli yetki ve işlevleriyle yerel özgünlükleri olan belediye yönetimleriyle köy ve mahalle muhtarlarının belirleneceği seçimler 31 Mart Burjuva devlet aygıtının oligarşik-despotik özelliğinin “Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi” ile takviye
Yarı sömürge, geri tarım ülkesi, bağımlı kapitalist ülke, dünyanın 21. büyük ekonomisi ya da “yeni emperyalist-alt emperyalist” gibi yapısal ve matematiksel tanımlama ve tespitlerle işaret edilen Türkiye’de kapitalist gelişme düzeyi ve sermaye birikimi sorunu onlarca yıl öncesinden başlayarak tartışma konusu olageldi.
Deprem sonrasında televizyon kanallarından bazılarına ve muhalif devrimci gazetelerin sayfalarına yansıyan tepkiler, halk kitlelerinin Erdoğan yönetimiyle ilişkilerinde yaşanan sarsıntıları ve duyulan güvensizliği çarpıcı şekilde açığa vurdu. Aşağıdaki sözler bu tutumun ifadesiydi: “Çadır yok çadır istiyoruz.” “Isınmak istiyoruz, çocuklar soğuktan ölecek.” “Karanlık,