Arif Koşar GİRİŞ Teknoloji ve inovasyon[1] çağdaş kapitalizmin en önemli unsurlarından biri. Teknolojinin sağladığı olanakları kimi coşkuyla, kimi endişeyle, kimi de umursamazlıkla karşılasa da teknoloji yaşamımızı derinden etkileyen bir olgudur. Ancak insanlar çoğunlukla teknolojiyi maddeleşmiş ürün biçiminde, tezgahta ya da piyasada olduğu
Arif Koşar GİRİŞ 1970’li yıllardan itibaren uluslararası kapitalist rekabetin şiddetlenmesiyle teknolojik gelişme ve yeniliklerin önemi artmıştır. Kar ve rekabete dayalı kapitalist sistemde, şirketler teknolojik yenilikler vasıtasıyla üretim maliyetlerini düşürmek, mevcut pazarları derinleştirmek ve yeni pazarlar yaratmak zorundadır. Hem anaakım iktisat literatüründe hem
Arif Koşar GİRİŞ Temmuz 2018’de 250 milyar dolar değerindeki Çin malına gümrük vergisi koymasının ardından ABD yönetimi, Mayıs 2019’da Çin cep telefonu ve telekomünikasyon tekeli Huawei’yi “ulusal güvenlik tehdidi” olarak tanımladı. ABD Sanayi ve Güvenlik Dairesi “Entity List” adını verdiği kara listeye
Arif Koşar GİRİŞ İlk kez 2011 yılında Almanya’da ortaya atılan Endüstri 4.0 kavramı, başta sermaye çevreleri olmak üzere tüm dünyada hızla kabul gördü. En yaygın tanımına göre imalat süreçlerine dijital teknolojilerin uygulanması, yani internet aracılığıyla makine, ürün ve insanların birbirine bağlanması, tasarımdan
Kapitalist üretim ilişkileri içinde devletin ve onun yürütme organı olan iktidarın temel işlevi, sermaye birikimi ve istikrarının sorunsuz olarak devam etmesini sağlamaktır. Kapitalist devlet, sermaye birikiminin istikrarını sağlamak için halktan toplanan kaynakların yeniden dağılımını düzenleme ve etkileme yeteneğine sahip olan en güçlü
Başta TL’nin dolar karşısında hızla değer kaybetmesi olmak üzere ekonomideki son gelişmeler, Cumhurbaşkanı Erdoğan, onun etrafında kümelenmiş olan politik güçler ve burjuva-kapitalist kesimler tarafından Türkiye’nin büyümesini engellemeye, ülkeyi bölüp parçalamaya çalışan dış güçlerin açtığı ekonomik savaşla açıklanıyor. Bu açıklama üzerinden de tüm
Makinenin önceki üretim aletlerinden farkı, “tek bir aleti kullanan işçi yerine, çok sayıda benzer aletleri çalıştıran ve gücünün biçimi ne olursa olsun tek bir devindirici güç tarafından devindirilen bir makine”nin geçmesidir.[1] Marx’ın deyişiyle bununla kaydedilen henüz yalnızca “makineli üretimin basit bir öğesi”nin
İki yıldan biraz fazla bir süre önce, bir sermaye gazetesinde, “Dünyanın İlk İnsansız Robot Fabrikası Çin’de Kuruldu” başlığıyla yer alan haberde, Çin’in Dongguan şehrinde kurulu bulunan Changying Hassas Teknolojiler Şirketine ait “insansız fabrika”da, tüm işlerin “bilgisayarlar tarafından kontrol edilen robotlar, nümerik kontrollü
Hükümetin ekonomik hamlelerine bakınca havada bir seçim kokusu var! Bazı ‘riskleri’ büyütmeyi de göze alarak ekonomik büyümeye gaz verilmesi… İstihdamı teşvik adında sermaye yönelik teşviklerin çoğalması… Cumhurbaşkanının adeta emirle ekonomiyi düzeltme tutumu… ‘Milli istihdam seferberliği’ rüzgarların estirilmesi vs… Bunların tümü ‘seçim var’
Ağustos ayında çıkartılan KHK ile kurulan Türkiye Varlık Fonu AŞ[1] ve geçtiğimiz ay özelleştirme kapsamındaki kamu şirketleri, arazi ve çeşitli varlıkların fona devri ekonomi gündeminde esaslı bir yer edindi. Yakın dönemde de bu ağırlığın devam etmesi olağandır. Varlık Fonu kavramı öz itibarıyla